Pazar, Eylül 23, 2007

www.kayseriye.com

Kayserinin ilk ve tek online yemek sipariş sitesi http://www.kayseriye.com açıldı. Artık internetten doyacağız.
İnternet kullanıcılarına yönelik olarak hazırlanmış olan bu site, Kayseri'deki gözde lokantaların menülerinden yemekleri bir kaç tık ile seçip sipariş vermenize, ücretini ise kredi kartı kullanmadan kapınızda ödemenize olanak tanıyor. Ne yiyeceğim diye düşünmeden, restoran menüleri içerisinde kaybolmadan , meşgul telefon sesini duymadan , restoran fiyatlarıyla pratik bir şekilde sipariş veriyorsunuz.
Girin bi bakın http://www.kayseriye.com iştahınız açılsın :)

Cuma, Şubat 23, 2007

Dizilerin çocuklar üzerine etkileri

Şüphesiz ki dizilerin sadece çocukların değil doğru dürüst kişiliği oturmamış her türlü insana etkisi çok fazla (kurtlar vadisinde bir karakter ölünce gıyaben cenaze namazı kılan tipler buna örnek olabilir)... ancak madem konu çocuklarda gelişim, olaya biraz da diğer tarafran bakalım... kendimi örnek vermekten de çekinmeyeceğim, benim çocukluğum tümüyle kızlardan soyutlanmış bir şekilde geçti (yani ben freudun 8 kademesini hiç görmedim daha) okul öncesinde de etrafta pek kız yoktu zaten, okulda da saolsun geri kafalı hocamız haremlik selamlık oturturdu tenefüslerde bile pek muhabbete giremediğimiz için kızlar erkek nasıl bişidir, ya da bizler kızlar nasıl yaratıklardır diye merak etmeye başladık hiç şüphesiz... bunun sonucunda bazen komik, bazen de trajikomik olaylar gelişti... bir ödev için konuyu bilen sadece bir kız olduğu için utana utana sormuştum nereye çalışabilirim diye kızın tepkisini hiç unutmam..; "aaa bu erkekler de ders çalışıyormuş" bırakın cinsel yönden ilişkiyi bizim hiçbir şekilde ilişkimiz yoktu... böyle bir durumda bir çocuk ergenliğe girince noolur bir düşünün bakalım... kızlarla ilgili zerre kadar bilgisi, 1 saniyelik muhabbeti iletişimi yok ama acaib bir dürtüsü var naapsın bu çocuk... esasen şimdilerdeki lisede yaşanan aşk cinayetlerinin bence sebebi budur... hiçbiri karşı cinsi tanımıyor ki nasıl davranacağını bilsin... kurtlar vadisinin bizlere hediyesi olan asarım keserim tavrını bir kenara bıraksak bile liseler potansiyel sapıklarla dolu emin olabilirsiniz... ailelerin cinsel eğitiminin ne derece olduğunu da heralde siz de benim kadar biliyorsunuzdur... haliyle sonuç her türlü sapıklığa varıyor... toplumsal bir özeleştri yapmak gerekirse bizler millet olarak cinselliği bilmiyoruz, "ayıp" ya da "günah" damgasını yüzyıllardır yediği için öğrenilecek gibi de durmuyor... dizilerden rahatsız oluyorsa aileleler ya da herkimse, çocuklara okulda da adam gibi cinsel eğitim vereceksiniz, hatta ailelere bile seminerler sunumlar vasıtasıyla çocuklara cinsel sorunlarında nasıl rehber olunacağını göstereceksiniz... 2*2=4 bunun başka yolu yok... dünya kadar yok diziler şöyle yapıyo diziler şöyle teşvik ediyo diye mailler geliyo kardeşim millet çocuk nasıl eğitilir bihaberse çocuk naapsın, bulduğunu karakterine oturtacak... çocukların önünde biz türküz asarız keseriz yıkarız dalarız diye gazla konuşursan o çocuk kurtlar vadisi değil susam sokağını izlese kabadayı olur çıkar... son olarak şunu belirtmek istiyorum kimse dizilere şuna buna kabahati yıkmasın, avrupada amerikada yayınlanan tarzda diziler daha burda sansüre takılıyo ama adamlarda eğitimi okulda kapı gibi veriyolar adam iki dizi izleyip kaymıyo tabi haliyle (adam kaymışsa zaten taa küçüklükten kaymış oluyo o ayrı bi konu)

dipnot: makalede bir kız çocuğunun günah diye dudaktan öpmeyeceğini ama günah olmasa öpeceğini yazıyor... işte size olayın trajikomik yönü... bu kız bu zihniyetle büyürse ailesinin yanında başıörtülü,mazbut; dışarda ona buna veren bir tip olur çıkar ondan sonra da ailesi "memleket çok bozuldu canım din elden gidiyor" diyerek konuşur durur... benden söylemesi...

Hakan Bora

Perşembe, Ekim 12, 2006

Yıldırım Avcısı

12.10.06 tarihli çektiğim bu fotoğrafta yıldırımı yakaladım. Umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı bekliyorum.

Pazar, Nisan 02, 2006

29.03.2006 Güneş Tutulması Fotoğrafları

Tam tutulmayı yaşadığımız Kayseri'de tarafımdan çekilen fotoğraflar, umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı bekliyorum.


Çarşamba, Kasım 30, 2005

Kararlıyım ve sigarayı bırakmak istiyorum.

Merhaba arkadaşlar;

Öncelikle kendimi tanıtayım ve neden böyle bir işe giriştiğimi anlatayım.
Erciyes Üniversitesinde bilgisayar mühendisliği bölümü öğrencisiyim. Sigarayla tanışmam biraz özentiyle oldu, şayet üniversite'nin ikinci sınıfının başına kadar, sigaraya, karşı bir tutumum sergiliyordum. Arkadaş çevresinden ve birlikte olduğum kız arkadaşlarımın sigara kullanması beni de kullanmaya teşvik etti. Herkeste olduğu gibi, bende de ilk başlarda keyif verici olarak kullanıyordum. Her nefeste başının dönmesi bi insana müthiş bir keyif veriyordu. İçtiğimde aldığım keyif giderek, keyif aldığım anlarda içmeye dönüştü. Keyif aldığım her olayda tekrar etti. Yediğim yemeklerden sonra yaktım, çayın, kahvenin, biranın yanında yaktım. Ve bir süre sonra artık sinirlendiğinizde, üzüldüğünüzde veya streslendiğinizde yakmaya başlıyorsunuz. Olayın son safhası bu. Bundan sonra ise artık nedensiz yakmalar başlıyor. Sigarayı sadece içmek için içtiğiniz o anlar. Tamamen keyifsiz. tamamen isteksiz. Ve işte ben şu son anlardayım. Artık nedensiz yere sigara yakıyorum, ve çoğu zaman yaktığım sigara keyif vermiyor.

Sigara içtiğim toplam 6 ayın , tiryaki olarak geçirdiğim son 3 ayında, son bir haftadır yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı sigarayı bırakma bırakma isteği doğdu bende. Aklımdan geçen ilk şey "ne zaman ve nasıl bırakmak" oldu.

Artık sigara hayatımın her aksiyonuna girmiş durumda. Sigarayı bırakmak için en uygun zaman olarak, vizelerimin bittiği tarih olarak belirledim. Çünkü sınavların olduğu durumlarda, ister istemez sigaralar art arda sıralanıyordu. Bırakma zamanı ise en stressiz, rahat olduğum duruma göre ayarladım.

Bırakma şeklime gelince de, azaltarak bırakma olayına girişmedim, çünkü bu gibi durumlarda, azaltmak yerine çoğalma oluyor, bırakma zamanı uzuyor ve bu da hayal kırıklığına neden oluyor. Tek seferde aldığım kararla, " Çarşamba günü, sınavdan çıktıktan sonra içeceğim tek sigaramı bitirdiğim andan itibaren ,bir daha sigara içmeyeceğim oldu." Son sigaralar hiç bitmez derler hep ama, ben kararımı vermiştim. O sigaradan sonra başka sigara yok diye.

Bu kararı aldıktan sonra, okuldaki ve etrafımdaki yakın arkadaşlarıma bir hafta öncesinden yani, kararı aldığım haftadan itibaren söyledim. "Çarşamba günü sigarayı bırakıyorum". Bazıları güldüler, bazıları olabilir dediler, bazıları ise bana inandılar. Bunu söylemekteki nedenim, kararlı olduğumu bildirmek, ister istemez kendime bir otokontrol mekanizması oluşturmaktı. Yani günlerdir söylediğim karardan cayarsam, milletin yüzüne nasıl bakarım. Bu, olayın sosyolojik tarafıydı. Aldığım destekler ise, psikoljik tarafını oluşturdu. "Her zaman desteklerim abi" diyen arkadaşlarımın, arkamda olmaları bana güven verdi. Yapabileceğime inandım.

Bu blog'u oluşturmaktaki amacım, sigarayı bırakma denememde, yaşadıklarımı sizinle paylaşmak ve sizden yorumlar almak, aynı şekilde bırakmak isteyen arkadaşlara kaynak oluşturmaktır. Yorumlarınızı ve desteklerinizi bekliyorum.